BİR İLETİŞİM ARACI OLARAK RESİM
Tarih öncesi çağlarda yaşayan insanlar iletişim için yazıdan önce resmi keşfetmişlerdir. Mağara duvarlarına yaptıkları resimlerle kendilerini ifade etmişler, haberleşmişlerdir. Hatta yaşamlarını idame etmelerine etkisi olmuştur da diyebiliriz. Çünkü, o zaman yaşam koşulları gereği hayatta kalabilmek için avlanmaları gerektiğinden, istedikleri hayvanı yakalayabilmek için büyü ya da totem amaçlı bu resimleri yaptırdıkları düşünülmektedir (Resim:1). Av için moral motivasyon aracı olarak kullanılması açısından yine mağara resimlerinin iletişimsel bir öğe olarak kullanıldığı söylenebilir.
![]() |
| Resim 1: Paleolitik Dönem, Altamira Mağara Resimleri, Bizon |
Çocuklar da iletişim aracı olarak resmi kullanmaktadırlar. Yazı yazmayı ve okumayı bilmediklerinden ve kendilerini sözlü olarak ifade edemediklerinden duygularını, düşüncelerini, çevresinde olanı biteni, içinde bulundukları ruhsal ve fiziksel durumları resim yaparak anlatmaktadırlar. Yaptığı resimler yoluyla çocukla iletişime geçen uzmanlar çocuğun zihinsel gelişimini takip etmenin yanında bir problemi olup olmadığının da tespitini yaparak gerekli yardımı yapılabilmekte ve önlemi alınabilmektedirler (Resim: 2).
![]() |
Resim 2: Çocuk Resmi;
Çocuk, annesine şiddet uygulamaması için babasını kolsuz yaptığını söylemiştir.
|
Yazı bulunduktan sonra da imge, iletişim gücünü ve kullanım alanını kaybetmemiş, daha da arttırmıştır. Yaşadığımız global çağda, ülkelerin sınırları eskisi kadar belirgin değildir. Böyle bir dünyada dil bilmemek önemli bir sorundur. Ancak resim sanatının böyle bir sorunu yoktur. Resim, global bir dildir. Bir yazıyı, yazının yazıldığı dili bilmeyen bir ülkede sergilediğinizde yazı dilini bilen birileri çıkmaması durumunda hiç kimse birşey anlamayacak, kafalarında hiçbir çağrışım, uyarılma olmayacaktır. Ancak bir resmi astığınızda, resmi gören insanlar resmi kimin yaptığını, ressamın hangi milletten olduğunu bilmemelerine karşın resimdeki bir motiften, kullanılan renklerden hangi millete ait olduğunu tahmin edebileceklerdir. Bunların hiçbiri olmadığını varsayarsak en azından resimde ne anlatmak istendiği konusunu kendi bakış açıları, öğrenilmişlikleri, kültürel ve toplumsal yapılarına göre anlamlandıracak, kendilerinden bir şeyler bulacaklardır.
İmge çok güçlü ve hızlı bir iletişim elemanıdır. Yazıyı anlamak için okumak, okumak için de zaman gerekir ancak görseli anlamak için bakmak yani saniyeler yeterlidir. Freedman'ın da dediği gibi "Metinlerden çok görüntülerden daha çok bilgi elde ederiz." Bu yüzden tehlikeli ve acil durumlarda kullanılan resimli tabelalar hayati önem taşır. Dünyanın hemen her yerinde tehlikeli ve acil durumlarda kullanılan resimli tabelalardaki imgeler ve renkler aynıdır.
Sadece bu konuda değil başka konularda da aynı anlama gelen benzer imgelerle dünyanın heryerinde karşılaşabiliriz. Freedman her ne kadar "Görsel kültürde karşılaştığımız bilişsel süreç hemfizyolojik hem de sosyokültürel etkilerin bileşimidir." dese de bir çok alanda kullanılan imgelerin büyük çoğunluğunun sınırları aştığını, hemen her toplumda aynı anlama geldiğini ve global olduğunu, söyleyebiliriz.


Yorumlar
Yorum Gönder